içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Akdeniz tipi beslenme şifa dağıtıyor!

Yüksek miktarda sebze, meyve, balık, zeytinyağı, fındık ceviz gibi kuruyemişleri içeren Akdeniz diyetinin kanser ve damar tıkanıklığına bağlı ölümleri ciddi oranda azalttığı çeşitli bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yanar kolon kanseri korunma ve tarama yöntemlerini, beslenmenin önemini anlattı.

Akdeniz tipi beslenme şifa dağıtıyor!

Hem ülkemizde hem de dünyada sık görülen kanser türleri arasında yer alan kolon kanseri; belirti vermeyen ve yavaş ilerleyen bir kanser türü. Yüksek miktarda sebze, meyve, balık, zeytinyağı, fındık ceviz gibi kuruyemişleri içeren Akdeniz diyetinin kanser ve damar tıkanıklığına bağlı ölümleri ciddi oranda azalttığı çeşitli bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir. Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yanar kolon kanseri korunma ve tarama yöntemlerini, beslenmenin önemini anlattı.
 

Kimler kolon kanseri riski altında?
Kalınbağırsak kanserlerinin yüzde 90’dan fazlası daha önceden gelişmiş poliplerden kaynaklanır. 50 yaş öncesi polipler nadir görülmekte iken 50 yaşından sonra polip görülme oranı dolayısı ile kanser oranı artar. Yağdan zengin, posadan fakir beslenme alışkanlığı, ailede birinci derece akrabalarda kolon kanseri bulunması, ülseratif kolit, Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalıkları kolon kanseri riskini artırır.


Kolon kanseri tehlikeli mi?
Erken teşhisin çok önemli olduğu kolon kanseri, belirti vermeyen ve yavaş ilerleyen bir kanser türü. Özellikle 50 yaş ve üzerindeki kişilerde görülen bu kanser erken teşhisle tedavi edilebiliyor. Kolon kanseri dünyada 2. ya da 3. sıklıkta görülen kanserler arasında yer alıyor.


Kolon kanserinin belirtileri nelerdir?
Kansızlık, ele gelen kitle,  rektal kanama, dışkıda kan, büyük abdest çapında incelme, büyük abdest düzenin değişmesi, tuvalete gidip rahatlayamama ve 5 günden uzun süren karın ağrısı.


Erken tanı nasıl konulabilir?
Kolorektal kanser taramasında dışkıda gizli kan ve immunohistokimyasal testler kullanılmakla birlikte en yararlı yöntem kolonoskopik incelemedir. Hedef henüz polip aşamasında iken ameliyata gerek kalmadan kanser gelişebilecek polipleri kolonoskopi esnasında çıkartmak olmalıdır. Bu nedenle ailesinde kalınbağırsak kanseri olmayanlarda 50 yaşında ilk kolonoskopi ile tarama yapılmalı normal saptanması durumunda onar yıllık aralıklarla kolonoskopi tekrarlanmalıdır. Ailesinde kolon kanseri bulunan bireylerde ise kanserin ortaya çıktığı yaşın 10 yıl öncesi ilk kolonoskopi uygulanmalıdır.


Kolon kanseri tedavisi nasıl yapılır?
Standart tedavi yöntemi cerrahidir. Ancak ameliyat esnasında tümör ile birlikte bir miktar sağlam kolon dokusu ve etraf lenf bezlerinin çıkarılması hayati önem içermektedir. Uzun dönem sağ kalım, tümörün tekrar etmesi ya da uzak bölgelere yayılmasına etki eden cerrahi işlemi bu konuda deneyimli cerrahlarca uygulanmalıdır. Günümüzde laparoskopi yöntemi ile karında kesi yapmadan bu ameliyatlar yüksek başarı oranı ile gerçekleştirilmektedir. Laparoskopik ameliyatların üstünlükleri arasında ameliyat sonrası ağrının çok daha az olması, hastanede yatış süresinin daha kısa sürmesi ve ameliyat yerinde çok az ya da hemen hiç iz bulunmaması yer almaktadır. Makata çok yakın tümörlerde ise ameliyat öncesi yapılan kemoterapi ve radyoterapi yöntemleri ile kalın bağırsağın dışarı alınmasının önüne geçilebilmektedir.

 

ÖNERİLERİ İHMAL ETMEYİN
Hareketsiz yaşam yerine, haftada 4-5 gün orta şiddete egzersiz yapın. Posadan zengin, yağdan fakir, protein ağırlıklı olmayan bir beslenme düzeni uygulayın. Sigara ile alkolden uzak durun. Düzenli tarama testlerini yaptırın. İdeal kilonuzu koruyun. Yüksek miktarda sebze, meyve, balık, zeytinyağı, fındık ceviz gibi kuruyemişleri içeren Akdeniz diyetinin kanser ve damar tıkanıklığına bağlı ölümleri ciddi oranda azalttığı çeşitli bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir.

Tarih: 18-10-2019

FACEBOOK YORUM
Yorum