Antalya'da Roma Dönemi Zeytinyağı İşliğine Koruma
Antalya'nın Konyaaltı ilçesine bağlı Hisarçandır Mahallesi'nde yürütülmesi planlanan kalker ocağı faaliyetleri sahasında keşfedilen Geç Roma dönemine ait zeytinyağı işliği ve duvar kalıntıları tescil edilerek koruma altına alındı. Ruhsat sahası sınırında yer alan mağara ve çevresindeki doğal ile arkeolojik varlıklar için girişimde bulunulması üzerine yetkili kurullar harekete geçti. Yapılan incelemelerin ardından tarihi kalıntılar birinci grup taşınmaz kültür varlığı olarak kaydedildi.
Antalya'nın Konyaaltı ilçesi Hisarçandır Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve kalker ocağı ruhsat sahasına komşu konumda bulunan bölgede yürütülen incelemeler sonucunda önemli tarihi kalıntılar koruma altına alındı. Açık ocak işletmeciliği ile delme-patlatma yöntemlerinin uygulanmasının planlandığı alanda, doğal dokunun ve tarihi mirasa ait yapıların olası faaliyetlerden olumsuz etkilenebileceği yönündeki değerlendirmelerin ardından resmi süreç başlatıldı.
Eski Antalya Valiliği Kültür Varlıkları Birim Sorumlusu ve restorasyon uzmanı Cemil Karabayram tarafından gerçekleştirilen başvurularla bölgedeki doğal oluşumlar ve arkeolojik değerler incelemeye alındı. Karabayram, orman mülkiyetindeki 21922 ada 1 parselde tespit edilen mağaranın korunması amacıyla Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne dilekçe verirken, çevredeki tarihi kalıntılar için de Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na müracaatta bulundu.
İki ayrı kurum nezdinde yürütülen değerlendirme süreçleri kapsamında Antalya 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, söz konusu mağara ve çevresine dair hazırlanan raporları inceledi. Komisyon tarafından alınan kararda, alanın ve yakın çevresinin çok sayıda tescilli arkeolojik sit sahasını barındırdığına ve antik çağlardan bu yana yoğun bir yerleşime sahne olduğuna vurgu yapıldı. Mağara içerisinde veya yakın çevresinde henüz gün yüzüne çıkarılmamış kültür varlıklarının bulunabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak, öncelikle Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nden görüş istenmesine oy birliğiyle karar verildi.
Öte yandan Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler neticesinde, Hisarçandır Mahallesi'ndeki ilgili parselde yer alan kalıntıların tescili kararlaştırıldı. Hazırlanan envanter kayıtlarında Geç Roma dönemine tarihlendirilen zeytinyağı işliği ve duvar kalıntıları, birinci grup taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildi. Hazine mülkiyetinde bulunan ormanlık alandaki bu yapıların koruma sınırları harita üzerinde koordinatlarıyla belirlenerek resmiyet kazandırıldı.
Uzmanlarca hazırlanan envanter fişinde yer alan ayrıntılara göre, ormanlık arazi içerisindeki ana kayaya oyularak yapılmış yuvarlak formlu bir zeytinyağı üretim havuzu tespit edildi. Zeytinlerin ezildiği alanın tahribata uğradığı, ana kaya üzerinde muhtelif oyukların yer aldığı bildirildi. Üretim alanıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen kayaya oyulmuş ahşap hatıl yuvası ile çevresinde kuru örgü tekniği kullanılarak inşa edilmiş duvar kalıntılarına ulaşıldı. Söz konusu duvarların günümüze temel düzeyinde ulaştığı ve üretim alanında da bozulmaların bulunduğu kaydedildi.
Kurul tarafından alınan kararın ardından tescil ve koruma alanı bilgileri ilgili kurumlara iletildi. Koruma sahası sınırları içinde kalan taşınmazların kadastro bilgilerinin ve yüzölçümlerinin belirlenerek tapu kütüğünün beyanlar hanesine birinci grup koruma alanı şerhinin işlenmesi ve durumun hak sahiplerine bildirilmesi istendi. Bu adımla birlikte tarihi kalıntıların korunmasına yönelik yasal çerçeve tamamlanmış oldu.
Süreç, Türkiye Mağaracılık Federasyonu üyesi mağaracılar ve yöredeki çevre gönüllülerinin bölgede gerçekleştirdiği keşif çalışmasıyla gündeme gelmişti. Yaklaşık 14 metrelik dikey bir inişle ulaşılan mağarada sarkıtlar, damlataş oluşumları, odacıklar ve devam eden galerilerin bulunduğu bildirilmişti. Geyikbayırı Yaşam Platformu da mağaranın taş ocağı ruhsat sınırına yakınlığına dikkat çekerek, orman yapısı, antik yol ve çiftlik kalıntılarının bir bütün olarak korunması gerektiğini ifade etmişti.
Tarih: 13-10-2026
