beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort seks hikayesi hava durumu betturkey beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Lgs Sınavında Şeker Koması Riski

Antalya’da Liselere Geçiş Sistemi olan LGS’de binlerce çocuk ter döktü, sınav heyecanı ve stresini yaşadı. Sınavda kronik rahatsızlığı olmayan öğrenciler gibi rahatsızlığı olan öğrenciler de aynı şartlarda sınavı tamamladı. Tip 1 diyabetli çocuğu olan Gamze Yener bu duruma isyan etti, çocuğunun hastalığı nedeniyle salona alınmayan uyarı cihazını, oğlunun sınavda yaşadığı stresi ve koma seviyesine kadar yükselen şeker durumunu anlattı.

Lgs Sınavında Şeker Koması Riski

Antalya’da Liselere Geçiş Sistemi olan LGS’de binlerce çocuk ter döktü, sınav heyecanı ve stresini yaşadı. Sınavda kronik rahatsızlığı olmayan öğrenciler gibi rahatsızlığı olan öğrenciler de aynı şartlarda sınavı tamamladı. Tip 1 diyabetli çocuğu olan Gamze Yener bu duruma isyan etti, çocuğunun hastalığı nedeniyle salona alınmayan uyarı cihazını, oğlunun sınavda yaşadığı stresi ve koma seviyesine kadar yükselen şeker durumunu anlattı. Yener ayrıca kronik rahatsızlığı olan öğrencilere dayatılan zorunluluklara değindi, hassasiyet gösterilmemesini eleştirdi.

SORU MU ÇÖZSÜN, DEĞER Mİ ÖLÇSÜN!

Oğlu Çağan Batu Yener’in Tip 1 diyabet hastalığını ve yaşamındaki günlük yapması gereken kontrolleri anlatan anne Gamze Yener, hastalığı bir yıl önce fark ettiklerini aktararak zorlu süreçle ilgili bilgiler verdi. Hastalığın risklerine de değinen Yener, sürekli insülin kullanımı ve bunun yanı sıra şeker değerlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini aktardı. Hastalığın gözlerde kalıcı hasarın yanı sıra böbrek yetmezliği, kalp ve damar hastalığı gibi pek çok sağlık sorunlarını da getirebildiğini hatırlatan Yener: ‘Çocuk sınava mı odaklasın yoksa sürekli değerlerini mi ölçsün? Hastalığın yükünü sınavda çocuklara taşıtmak doğru değil’’ dedi. Oğlu Çağan Batu Yener’in, ‘Bazı soruları net göremediğim için yanlış cevaplamış olabilirim’ ifadesini de aktaran anne Yener, sınav sonunda yükselen şeker oranının oğlu Çağan Batu Yener’de görme kaybına neden olduğunu da ifade etti.

DİLEKÇE VERDİK, BİLGİLENDİRDİK!

Çocuğunun durumuyla ilgili Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sınavdan 2 ay önce yazılı dilekçe verdiklerinin aktaran anne Yener, buna rağmen sınav kağıdında hassasiyete dair bir not bulunmadığını, hastalığı nedeniyle ayrı bir sınıfa da alınmadığını belirtti. Sınav görevlisiyle ilgili diyaloğu aktaran Yener yaşananlara dair şunları söyledi. ‘‘Sınavdan yarım saat önce Şehit Muhittin Talha Çalışkan Anadolu Lisesi’ne giriş yaptık. Sınav telaşı öncesi görevliye çocuğumun şeker seviyesini ölçen cihaz taşıdığını ve cihazın da 6 metre mesafede çalışan cep telefonu uygulamasına uyarı gönderdiğini ifade ettim. Çocuğumun ‘ölümcül bir hastalığı yok’ gerekçesi ile görevli, telefonun ‘yasak’ olduğunu söyledi, soruların çalınma riski ve benzeri gerekçeleri anlattı. Haklı olarak çocukta değil, gözetmende telefonun kalmasını, risk seviye sinyalinin dinlenmesini istedim. Buna da izin verilmedi. Çocuğuma, klasik yöntem olan fakat sınav sırasında zaman kaybettiren parmak ucu kan şekeri ölçümü (glukometre ile ölçüm) yapması zorunluluğu getirildi. Sınav stresi ve sınav süresiyle mücadele eden oğlum doğal olarak şeker ölçümü yapamadı. Oğlum sınavdan çıktığında şeker değeri, koma riski seviyesinde olan 401 mg/dL seviyesine gelmişti.’’

NEDEN AYRI SINIF OLUŞTURULMAZ?

Tip 1 diyabet hastalığı ve diğer kronik rahatsızlığı olan öğrencilerin, ayrı sınıfta ve sağlık personeli gözetiminde sınava tabi tutulmasını isteyen anne Yener, bu durumun sınav yönetmeliğinde de yer aldığına değindi. Çocuğun hastalığını yazılı dilekçe ile Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirdiklerinin altını çizen Yener, buna rağmen bir adımın atılmamasını eleştirdi. Teknolojinin, kişinin sağlığını denetleyen bir gereksinim haline geldiğini ve bu durumun sınav güvenliği gerekçesi ile göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden anne Yener, ‘‘Eğer teknolojik ölçüm cihazları sınav alanına alınmayacaksa o zaman ayrı bir sınıf ve sağlık gözetmeni eşliğinde bu çocuklar sınava girmeli. Talebim, çocuğuma bir ayrıcalık tanınması değil; sağlık nedeniyle dezavantaj yaşayan çocukların sınavlarda akranlarıyla gerçekten eşit koşullarda yarışabilmelerinin sağlanması. Çünkü fırsat eşitliği, herkesin aynı kurallara tabi tutulması değil, herkesin aynı imkânlara sahip olabilmesidir.” İfadelerini kullandı.

SÜRE HAKSIZLIĞI GİDERİLMELİ!

Kronik rahatsızlığı olan öğrencilere, sağlıklı öğrencilerle aynı sınav süresinin verilmesinin de yanlış olduğuna dikkat çeken Yener, rahatsızlığı olan çocukların belirli aralıklarla ölçüm yapması gerektiğini belirtti. Ölçüm için zaman gerektiğini, yükselen değerleri normale düşürmek için ayrı bir zaman gerektirdiğini hatırlatan Yener: diğer akranları soru çözerken, kronik rahatsızlığı olan öğrencilerin zamanın bir bölümü kontrol ve müdahale nedeniyle harcadığını anlattı. Yener, harcanan bu sürenin de telafi edilmemesini eleştirdi, belirli aralıklarla lavabo ihtiyacı oluşan oğlunun bu endişe nedeniyle lavaboyu kullanamadığını, şeker ölçümünü yapamadığı bilgisini verdi.

VERİLEN GIDALAR UYGUN DEĞİL!

Sınavlarda diyabet hastalığı olan öğrencilere verilen şekerli gıdaların da yanlış bir düşünce olduğuna değinen Gamze Yener, Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu uygulamayı da gözden geçirmesi gerektiğini hatırlattı. Şekerli yiyecek ve içeceklerin şeker seviyesinin yükselmesine neden olacağını ve bu durumun da öğrenciyi riske atacağını iddia eden Yener, istenmeden de olsa kronik hastalığı olan öğrencilerin etkilenme riskinden bahsetti. Yener, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş’e seslendi, ‘Kronik rahatsızlığı olan çocukların anneleri olarak lütfen sesimizi duyun, haklı sitemimize sahip çıkın.’ Dedi.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI’NA ÇAĞRI
Yaşadıkları sıkıntıyı ve içinde bulundukları süreci gazetemize içtenlikle anlatan Yener, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de çağrıda bulundu. Yener çağrısında şu ifadelere yer verdi. “Sayın Bakan: 13 yaşındaki bir çocuğun aynı anda hem sınava odaklanması hem sağlık takibini yönetmesi beklenmektedir. Bizler, doktorların ve uzmanların ‘Hayatına engel olmayacak’ diyerek güç verdiği çocuklarımızın, devletimizin gerçekleştirdiği merkezi sınavlarda kendilerini dezavantajlı hissetmelerini istemiyoruz. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir sınav sonucu değildir; çocuklarımızın eşit şartlarda yarışabilme hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı ve psikolojik iyilik halidir. Anayasamızın eğitim hakkı, sağlık hakkı ve eşitlik ilkelerine ilişkin hükümleri doğrultusunda, kronik hastalığı bulunan öğrencilerin merkezi sınavlarda ihtiyaç duydukları sağlık desteğine erişebilmelerinin bir ayrıcalık değil, fırsat eşitliğinin sağlanmasının gereği olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımız sınav süresince devletimize emanettir. Bu süreçte yalnızca sınav güvenliğinin değil, öğrencilerin sağlık güvenliğinin de korunması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle kronik rahatsızlığı olan çocuk sahibi anneler olarak:

Tip 1 Diyabetli öğrenciler için merkezi sınavlarda özel düzenlemeler yapılmasını…
Sensör kullanan öğrencilerin sağlık verilerinin sınav güvenliğini ihlal etmeyecek şekilde takip edilmesine imkan tanınmasını…
Gerektiğinde sağlık takibinden sorumlu ek bir görevli veya gözetmen görevlendirilmesini…
Kronik hastalığı bulunan öğrencilerin sınav sırasında, sağlık durumlarının güvenli biçimde izlenebilmesini sağlayacak yeni uygulamaların geliştirilmesini…
LGS, YKS ve diğer tüm merkezi sınavlarda kronik hastalığı bulunan öğrenciler için fırsat eşitliğini güçlendirecek düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

Tarih: 17-06-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum